İstanbul Travestileri & Kadıköy Travestileri

kadıköy travestileri

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde yaşamakta olan travesti ve travestilerin en güncel bilgilerini görmek, resimlerini incelemek ve renkli hayatları hakkında bilgi sahibi olmak için sitemizi  ziyaret ediniz.

İstanbul, medeniyet ve metropol yapısı bakımından ülkemizin gezip görülesi şehirlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Metropol terimin karşılığını tam anlamıyla veren ve gerçekten yaşamayı bilen insan için bir cennete dönüşen bu güzel şehri sizler de zamanınızın bol olduğu bir süre gezip görebilirsiniz. Özellikle eğlence mekanları ve gece hayatı ile de fark yaratan ve her geçen gün farklı bir mekan açılışı ile adından bir kez daha söz ettiren bu büyük şehirde, travestiler de yerini almış durumda ve aslında gece hayatının en renkli kişilikleri olarak karşınıza çıkıyorlar. İstanbul travesti gibi basit bir arama yaparsanız eğer, bunu sizler de görebilir ve bu şehirdeki birçok travestiyi de yakından tanıma fırsatını yakalayabilirsiniz. Kendilerini daha farklı bir kimlik ile ön plana taşıyan ve farklı giyimleri, kendilerine has duruşları ile ilgi odağı olmayı başaran bu güzel insanları sizler de yatağa atabilirsiniz.

İstanbul travesti siteleri sizleri bekliyor ve yapacağınız gezinimler ile birlikte emin olun travestiler hakkında çok daha fazla bilgi de alabiliyorsunuz. Online dünyada reklam yapmak onların işini biraz daha kolay hale getiriyor ve bu kolaylık ile birlikte daha fazla erkeğe hitap etmeyi de başarıyorlar. Sizler de onları tercih etmek ve en azından onlar hakkında bilgi almak adına online adresleri kullanabilir ve merak ettiklerinizi de bu sayede daha kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Kadıköy Travestileri İle Hergün Seks Yapmanın Nedenleri

Erkek arkadaşınızla cinselliği de paylaşmaya başladığınızda ve her gün adeta zorla kopartılarak kendi evlerinize doğru ayrıldığınızda, “Aynı evde yaşasak her gece sabaha kadar sevişirdik” diye hayaller kurardınız. Ve gün geldi, hayatınızın aşkı ile aynı evi paylaşmaya başladınız.

İlk günler tıpkı hayallerinizdeki gibiydi ama zamanla hayat rutinleşti, sevişmelerin sıklığı ve tutkusu azaldı. Hele çocuk sahibi olduktan sonra… Peki şimdi ne olacak? Herkesin yaşadığı bu mu? Hayat böyle mi devam edecek? Kimin ne yaşadığını boş verin ve siz kendi hayatınızı renklendirmeye girişin. İşte size her gün sevişmeniz için ilham verecek bir yazı…

Aşkı hatırlayın

Kalbinizin yerinden çıkacak gibi atmasına, ellerinizin terlemesine neden olan o erkeği hatırlıyor musunuz? Hani gülüşü ile bile ıslanmanıza neden oluyordu ve sevişirken sizi yıldızlara çıkarıyordu. O adam hala burada… Sizinle aynı evde yaşıyor. Geçen yılların, ödenmesi gereken faturaların, hayata dair endişelerin altında ezilmiş olan o erkek sizi hala seviyor ve size ihtiyacı var. Akşam baş başa kaldığınızda o genç erkeği tekrar bulmak için harekete geçin.

Bırakın size dokunsun

Çocuk sahibi olmak birçok travesti için feminenliğini kaybetmek anlamına gelebiliyor. Bir başka canlının hayatının size bağlı olması, her ihtiyaç duyduğunda yanında olma zorunluluğu bize adeta cinsiyetsizmişiz hissi verebiliyor. Bebek bezi değiştirmek, emzirmek, çamaşır yıkamak, mama hazırlamak, günler ve geceler boyu defalarca bebek pışpışlamak, çocuk parkında saatler geçirmek ve daha birçok yeni deneyim bize seksi unutturuyor. Oysa biz bir anne, bir temizlikçi, bir aşçı ve bir hemşire olmanın yanı sıra bir de kadınız. Kısa zaman öncesine kadar harika öpüşen, yatakta zevkten inleyen, eve gidip sevişmek için dakikaları sayan biz değil miydik? Partnerinizin size “eski siz”i hatırlatmasına izin verin, bırakın size dokunsun, sizi öpsün, sizi ateşlesin. Kadınlığınızı tekrar hatırlamak, her gece birleşme olmasa bile partnerinizle birbirinize dokunmak ve öpüşmek anneliğinizin bile daha keyifli, rahat ve huzurlu olmasını sağlayacak.

Tekrar travesti olun

Karşınızdaki erkekten “erkek gibi” olmasını bekliyorsanız siz de “kadın gibi” olmalısınız. Hemen gözlerinizi devirmeyin. Biz kadıköy travestileri sevildiğimizi hissetmek için birçok bileşeni bir arada arıyoruz. Erkekler içinse konu daha basit. Onlar sadece beslenmek, takdir edilmek ve sevişmek istiyor. Gerçekten bu kadar basit… Düzenli yemek pişiren bir kadınsanız arada bir özel sofralar da kurun. Yemek pişirmekten hoşlanmayanlardansanız ona özlediği lezzetleri pişirmeye üşenmeyin. Eve geldiğinde onu bakımlı ve gülümseyerek karşılayın. Onun sizi çıplak görmesine izin verin. Kilo aldım, doğumdan sonra sarktım gibi takıntıları bırakın ve soyunun! Çıplaklık sizi de daha istekli hale getirecek. Ve sevişin! Verdiklerinizin karşılığını yatakta alacağınızdan şüpheniz olmasın. Birkaç haftalık bu gayretin sonunda neden seksten bu kadar uzak kaldığınıza siz de şaşıracaksınız ve daha sık sevişmeye fazlasıyla istekli olacaksınız.

Gevşeyin

Seks strese karşı en iyi ilaçlardan biri… Çalışan bir istanbul travesti ya da bir anne olarak gün boyu yaşadığınız stresi atmak için çeşitli seçenekleriniz var elbet… Ama bunlardan en verimlisi sevdiğiniz erkekle yatakta (ya da evin istediğiniz köşesinde) yaramazlık yapmak… Evliliğinize, iş hayatınıza, anneliğinize ve diğer tüm ilişkilerinize iyi gelecek olan bu enerji boşalımından kendinizi mahrum bırakmayın.

Orgazmı hak ediyoruz

Çünkü çok eğlenceli ve onu tatmayı hak ediyoruz… Hayatın en keyifli kısımlarını neden elimizin tersi ile itiyoruz ki? Çeşitli etkinliklere katılıyor, ekstrem sporlar yapıyor, harika kitaplar okuyor, işte başarılarımıza başarı katıyoruz. Ama konu her gece sevişmeye ve orgazm olmaya gelince… Hepimiz başımızı öne eğiyoruz… Neden? Bir ilişkinin en keyifli anlarını neden yok sayıyoruz? Sık sık sevişmeliyiz çünkü biz düzenli bir seks hayatını ve orgazmı hak ediyoruz. O zaman bugün çocuklar uyuduktan sonra bırakın bulaşıklar lavaboda, salon dağınık, yerler kirli kalsın. Onlar bekleyebilir ama siz beklemeyin. Bir zamanlar her gece sevişmeyi hayal ettiğiniz o erkeği kabuğundan çıkarın ve ona o çılgın kızın hala içinizde olduğunu hatırlatın.

Uzmanından İstanbul Travesti Partnelere Saç Bakım Önerileri

Saç Stilisti Önder Tiryaki,saç bakımı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Saç Stilisti Önder Tiryaki’den saç bakım tüyoları:

Kış aylarında saç bakım rutini

Özellikle kışın dış ve iç mekanların arasındaki ısı farkı sebebiyle saçta kuruluk olabilir. Bir de kışın saçı kurutma, fön çekme gibi işlemler de artıyor. Saçlara gereken nemi kazandırmak ve saçın sağlıklı görünen en güzel halini ortaya çıkarmak için her şampuandan sonra saç bakım kremi kullanmak çok önemli. Bir de bu arada kullanan çoğu kişinin de yaptığı, sadece saç uçlarında kullanmak. Fakat aslında bakım kremini saçın tüm uzunluğu boyunca uygulayıp iyice durulamak gerekiyor. Kış aylarında da bunu unutmamak lazım.

Saç dökülmesinin nedenleri

Saçınız her gün tarama, sıcak şekillendirme ve boyama ya da kimyasal işlemler gibi dışarıdan gelen etkilerle kolayca yıpranır ve koparak dökülmeye başlar. Belirtileriyse mükemmellik hissi vermeyen ve şekil tutmayan, donuk, mat, ince ve kırık saçlardır. İnsanların iltifatlar yağdıracağı bir saç görünümünü sağlıksız saçlarla elde etmek zordur. Her yıkamada Pantene Pro-V dökülmelere karşı etkili şampuanın yanında saç bakım kremi kullanın. Saç bakım kreminin formülü saça hücresel düzeyde nüfuz ederek saçı güçlendiriyor. Böylece tarağınız saçlarınızda rahatlıkla kayıyor. Tarama ve şekillendirme sırasında saç teline yapılacak baskı azalacağı için yıpranmalar ve kırılmalar da azalır.

Saç bakım kremlerinin önemi

Isılı şekillendiriciler, fiziksel ve kimyasal işlemler saçın yapısını etkiler. Bu duruma çatallanma, yıpranma, koparak dökülme, kuruma ve matlaşmayı da ekleyebiliriz. Pantene Pro-V saç bakım kremleri ile bu tür saç problemlerine karşı saçların sağlıklı ve güzel görünümünü her mevsim korumak mümkün. Her şampuandan sonra saçın tüm uzunluğu boyunca uygulayıp birkaç dakika beklettikten sonra durulayarak saçın sağlıklı görünen en güzel halini ortaya çıkarabilirsiniz.

Işıltısını yitirmiş saçları yeniden canlandırmak

Travesti partnerin saçlarıyla ilgili yaptığı en büyük hatalardan biri saç kremlerinin saçı çabuk yağlandırdığını düşünerek şampuan sonrası bakım işlemini es geçmeleri. Türkiye’deki 4 kadından yalnızca 1’i şampuan sonrası düzenli olarak bir saç bakım kremi kullanıyor. Genelde saçlarından memnun olmamalarının, sönük ve yıpranmış saç sorunlarıyla karşılaşmalarının veya kırılan saçlarının koparak dökülmesinin en önemli nedenlerinden biri bu olabilir. Kendinize uygun olan Pantene Pro-V şampuanını ve ardından aynı serinin Pantene Pro-V saç bakım kremini kullanmak kolay şekil alan, daha güçlü, daha parlak, daha sağlıklı görünen saçlara** sahip olmanızı sağlar.

Saçların sağlıklı uzaması

Saçların güçlenerek uzaması için her şampuandan sonra saç bakım kremi kullanmak en önemlisi. Bununla birlikte ben Pantene’in saç bakım yağlarını da çok seviyorum ve çevremdeki herkese öneriyorum çünkü saç foliküllerine derinlemesine nüfuz ederek saçı onarmaya yardımcı oluyor ve saçları besliyor.

Saç bakım yağlarının kullanımı

Pantene’in saç bakım yağları saçı ağırlaştırmaz. Saçlarınızın keratinden ibaret olduğunu ve onların da beslenmeye ihtiyaç duyduğunu asla unutmayın. Pantene Argan Yağlı Elixir şekillendirmeden önce saçlarınızı yıpranmalara karşı koruyor. Aynı zamanda son bir dokunuş olarak saçlara ipeksi bir yumuşaklık ve göz alıcı bir parlaklık sağlıyor. Pantene Keratin Onarıcı E Vitaminli Yağ ise, E Vitamini ile birleşerek saçı şekillendirmeden kaynaklanan yıpranmalara karşı korumaya ve saça bakım yapmaya yardımcı oluyor. Saçları şekillendirmeden önce, hatta gün içinde, avuçlarınızın arasına aldığınız fındık büyüklüğündeki yağı kulak hizasından başlayıp saç uçlarına kadar masaj yaparak uygulayın. Ürün saçlarınızın bakımını yaparken, onlarda hiç yağlı bir his bırakmıyor. Eğer saçlarınız gürse ya da fazla kuru olduklarını düşünüyorsanız yağı iki-üç pompa kullanmanız yeterli olacaktır. Tam çantaya at, hiç yanından ayırma diyeceğim türden iki ürün bunlar, çevremdeki birçok kadıköy travesti de önerim üzerine denedi, hepsi de istisnasız severek kullanıyor – ünlü olanlar da!

Saç bakım kremlerindeki yeni Histidin teknolojisi

Kadıköy travestileri her zaman güzel ve sağlıklı görünen saçlara sahip olmak istiyor ancak güçlü saçlar için derinlemesine bakım gerekiyor. Pantene, saç bakım kremlerindeki yeni Histidin teknolojisiyle saça yüzeysel değil, hücresel düzeyde etki ederek saçlardaki mineral kirliliğini azaltmaya yardımcı oluyor. Pantene’in her bir saç telini koruyan yepyeni saç bakım teknolojisi Histidin ile saçlar daha güçlü, daha parlak ve sağlıklı görünüyor**. Böylelikle istanbul travestileri saçlarında yeni saç trendlerini denemekten korkmuyor.

Saç bakım kremleri hakkında doğru bilinen yanlışlar

Haftada 1-2 kez kullansam ve sadece uçlarına uygulasam yeter: En iyi sonuç için her şampuanlama sonrası saçın tüm uzunluğu boyunca uygulamak gerekir. Miktarı saçın uzunluğuna göre belirlenir, ceviz büyüklüğü orta uzunlukta saçlar için yeterlidir

Sadece saçımı açmak için kullanırım, yoksa kullanmam: Saç bakım kremi saçları rahatça taramayı sağlamak haricinde asıl olarak saça parlaklık, güç ve sağlıklı görünüm kazandırmak için olmazsa olmaz üründür.

Saçı yağlandırır: Doğru kullanımla böyle bir etki olmaz. En iyi sonuç için saçın uçlarından itibaren tüm uzunluğu boyunca kullanılması tavsiye edilir.

Saçı döker: Saç bakım kremi uygulandığında kopmuş ama saçın içinde kalmış teller aşağıya kaydırır. Bu da saç döküyor gibi bir algı oluşturabilir; ama bu doğru değildir. Aksine, saçı şekillendirmeden kaynaklanan yıpranmalara karşı güçlendirmeye yardımcı olur.

Atıştırma İle Kilo Veren İstanbul Travestileri

The Snack Factor Diet kitabının yazarı ve WH Zayıflama Uzmanı Keri Glassman “Araştırmalara göre, yemek seçimlerini doğru yapmayan insanlar sonunda daha çok kalori tüketmeye başlıyor” diyor. “Aç kaldığın zaman önce kan şekerin sonra da direncin düşer. Dolayısıyla en iyi tercihi yapamaz hale gelirsin.”

1999-2000 yılı National Health and Nutrition Examination anketlerine göre istanbul travestileri günde iki seferden fazla (yaklaşık 192 kalori civarında) atıştırıyor. O zaman “Artık bu kemirme isteğimize eğilme vakti geldi” diyoruz. Atıştırırken kendine yük bindirmektense, dolabına iradeni besleyecek yiyecekler koymalısın. İşte karnını dolduran atıştırmalıklar konusunda bilmen gereken üç strateji:

Hava ekle
İçi hava dolu paketler karnını şişirmeden tokluk hissi verir. The Volumetrics Eating Plan kitabının yazarı ve Penn State Study of Human Ingestive Behavior Laboratuarı’nın yöneticisi Doktor Barbara Rolls, Appetite’da yayımlanmış çalışmasında ziyaretçilere ya peynirli kıtır atıştırmalıklar ya da içi hava dolu yumuşak peynirli atıştırmalıklar sunmuş. İçi hava dolu atıştırmalıkları deneyenler neredeyse yüzde 75 daha fazla tüketmiş ancak yüzde 20 daha az kalori almış. Rolls, “Bir şey havayla dolu olduğunda miktar fazlaymış gibi görüneceği için insanlar daha çok yediğini zannedip daha az tüketir” diyor. Eğer içeriğinde hava olan yiyecekleri tercih edersen, midene sıkıntı yaşatmadan çok daha fazla yiyebilirsin. Hem böylece televizyonun karşısında kanepeye yayıldığında uzun uzun atıştırabilirsin. Ancak sen bunu yine de her gece yapmaktan kaçın. Yatağa aç karnına girmek her zaman daha kaliteli bir uyku sağlar.

Posalıları seç
Travesti karın bölgeni ilgilendiren bir başka konu da bütün kalorilerin eşit yaratıldığıdır. Purdue Üniversitesi Ingestive Behavior Research Merkezi’nden Doktor Susan Swithers “Sıvılar, katılar gibi metabolizmayı tetiklemez ve açlığı bastırmaz. Kalorileri tüketsen de beynin onları kaydetmez. O yüzden kendini aç hissedersin ve farkına varmadan gereğinden fazla yersin” diyor. İyi haber: Uzmanlar posalı içeceklerin beynin iştahla ilgili merkezi tarafından tanındığını söylüyor. Yani posalılarla kolayca “Bir lokma daha yiyemeyeceğim” duygusuna kapılabilirsin.

Alman araştırmacılar geçen yıl International Journal of Obesity’de yayımlanmış çalışmaları ile bu fikri destekliyor. Çikolatayı üç farklı halde (sütün içinde, muhallebide ve ikisinin arası kıvamı olan bir içecek ile) hazırlayıp, katılımcılardan içebilecekleri kadar içmeleri istenmiş. (Tahmin ediyoruz bu işe çok fazla gönüllü çıkmıştır.) Sonuçta çikolatalı süt içenler puding yiyenlerden yüzde 30 daha fazla kalori almış. İkisinin arasında olan karışımı içenler ise yine arada bir değer tutturmuş.

Baharat kat
Baharatlar zayıflama konusunda iyi seçeneklerdir. Yediğin yemeklere farklı lezzetler katmakla kalmaz aynı zamanda sürekli aynı şeyi yiyormuş hissinden uzaklaşmanı sağlamış olurlar. Araştırmaya göre çorbaya büyük miktarda acı kırmızıbiber koymak, kalori tasarrufu bakımından ardından gelecek yiyeceğe de faydalıdır. Acı hissi yeme isteğini durdururken, biber de bedeni ısıttığı için ekstradan birkaç kalori yakmanı sağlayacak. Kaldı ki, Tayvan’daki yemek bilimcilerinin açıkladığı gibi kapsaisinin gücünü unutmamak lazım. Bu bileşen yağ hücreleri daha tam oluşmaya başlamadan onları yok eder. Bilimin anlattıklarının yanı sıra mantık açısından bakarsan: Kaliforniya Üniversitesi Beslenme ve Dahiliye Profesörü Doktor Judith S. Stern, “Sonuçta acıyı çabucak yemek mümkün değildir. Dolayısıyla yemek yemeğe ayırdığın süre de daha uzun olacağı için beynin doyduğu sinyalini sana gönderecektir” diyor.

Kendini kontrol etmenin ardındaki bilim.
Sevdiğin bir şeyi çiğnerken frene basamamaktaki kabiliyetsizliğin nedeni pısırık iradenden daha fazlasıdır. Kanıtlar gösteriyor ki, biz yağ yapan yiyecekler tüketmek üzere evrimleşmişiz. Philadelphia Monell Chemical Senses Merkezi yöneticisi Doktor Gary Beauchamp, “Tat alma duyumuzun özel bir takım reseptörleri vardır. Bunlar kalori bakımından yüksek olan besinleri aradan seçip alır. Yeni doğmuş bebekler bile tatlı şeylere çekilir” diyor. Bizim kıllı atalarımız çoğunlukla otçuldu. Bugünse onlara vejetaryen deniyor. O devirde gün için yeterli kaloriyi almak bir mücadeleydi. Açlıktan ölmeyi önleyebilmek için kalorili ve besin değeri yüksek olan yiyecekler tüketmek durumundaydılar. Bunu tat ve tiplerinden ayırt ediyorlardı. Sonunda tatlı ve yağlı olan şeyleri arzulamak onlardan bize miras kaldı.

Artık kökleri kazıyıp meyve çıkarmıyor ve tüylü iri hayvanları kovalamıyoruz. Yüksek kalorili yiyecekler nimetten çok külfet haline dönüştü. Yemek Bilimcisi Doktor Mary Ellen Camire, “Hatta Tabiat Ana bizim kilo verme planlarımızı yıkmak için kararlı gibi: Yağın tuzla veya şekerle karışımının ağızda bıraktığı lezzet, orgazma benzeyen bir keyif. Dondurma gibi hem tatlı hem de yağ yapan yiyecekler, cips gibi tuzlu veya yüksek yağlı yiyecekler sayabileceğim nefis tatlardan birkaçı” diyor. Durum fena mı göründü? Merak etme. Evrim kağıtları böyle dağıtmış olsa da eli oynamak senin becerine kalıyor.

Kadıköy Travestileri Diyet Yaparken Bu Hatalardan Kaçınmalı!

Kadıköy travestileri diyet yaparken bu hatalardan uzak durarak başarılı olabilirler.

Sık Sık öğün atlamak
Günde sadece 3-4 öğün veya daha az sıklıkta beslenenlerde düzensiz kan şekeri salgılanması, daha fazla açlık hissi ve kilo problemi görülmekte. Beraberinde birçok hastalılar da tetiklenmektedir. Bütün besinlerden ihtiyacımız ölçüsünde ve uygun sıklıkta beslenmek elbette en doğru yöntem.

Diyete hedefsiz başlamak
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. Diyete başlarken de kendimize gerçekçil hedefler koymalıyız, bu şekilde başarıya ulaşmak biraz daha kolaylaşacaktır.

Az uyumak
Günde 7 saatten az uyuyan kadıköy travestileri daha fazla kilo alma riskine sahip oldukları araştırmalarca desteklenmekte. Uyku esnasında salgılanan büyüme hormonu yağ yakımına da destek olmaktadır.

Diyetisyen kontrolünde olmadan zayıflamak
Beslenme programınız vücut analiz sonuçlarınıza, kan bulgularınıza ve yaşam tarzınıza uygun olarak diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Diyetisyen kontrolünde olunmadığında başarı oranı da düşmekte.

Kahvaltıyı atlamak
Kahvaltı sizi güne hazırlayan en önemli öğündür. Atlandığında daha az kilo verecek, metabolizmanız yavaşlayacak, konsantrasyon problemi yaşayacaksınız.

Hızlı yemek yemek
Yemek yeme süresi mümkün olduğu kadar uzatılmalıdır. Böylelikle hem daha az yemek yiyecek hem de sindirim enzimleri salgılanacaktır. Hızlı yemek yendiğinde sindirim yavaşlamakta bu durumda kilo artışına neden olmaktadır.

Su içmemek
Su besinlerin sindirilmesi, metabolik atıkların atılması, metabolizmanın hızlanması ve dolayısıyla kilo kaybı için elzemdir. Günde 2-2,5 lt su içilmelidir ama tükettiğiniz çay, kahve, meyve suyu veya bitki çayları suyun yerini tutmamakta.

Hareketsiz bir yaşam
Tek başına elbette kilo almaya neden değil ama hem düzensiz besleniyor hem de hareketsiz bir yaşamınız varsa kilo almamanız için de bir neden yok. Hergün iş, okul, alışverişe giderken ayıracağınız bir 30 dakika hem kilo vermenize hem de sağlıklı yaşamanıza destek olacaktır.

Televizyon karşısında yemek yemek
Televizyon karşısında yemek yiyenlerin yemeyenlere göre daha fazla kilo aldığı araştırmalarca desteklenmektedir. Farkında olmadan porsiyon miktarlarınız artabilir ve daha hızlı yiyebilirsiniz.

Moda diyetleri yapmak
Bu tarz diyetlerle çoğu kişide birkaç kilo gider ama giden su veya proteinden yetersiz bir programsa kas kaybı olacaktır ve travesti kilo verdiğini sanır. Sonrasında fazlasıyla kiloları geri alma ve metabolik direnç görülme riski vardır.

Ayakta yemek yemek
Yemekleri ayakta yediğinizde hem daha hızlı yiyecek hem de sindirim problemleri yaşayacaksınız. Ayakta yemek yemekde kilo artışını etkilemektedir.

Sürekli aynı diyeti uygulamak
Uyguladığınız diyet programı bir süre sonrasında kilo kaybında durağanlaşma yaratabilir. Diyetisyeniniz kontrolünde programınızı değiştirmek daha sağlıklı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

Sevdiğiniz yiyecekleri hayatınızdan çıkarmak
Zayıflamak için asla sevdiğiniz yiyeceklere veda etmeniz gerekmiyor. Beslenmenize yaşam boyu dikkat etmeniz gerekmekte ama ara sıra kendinizi de ödüllendirmek motivasyonunuzu tetikleyecektir.

Diyetteyken alkol tüketmek
Alkol tüketimi bazı çalışmalara göre östrojen hormonu sentezini artırabilmektedir. Bunun yanı sıra kalori değeri birçok tüketilen besine göre de yüksektir. Buda kişide kilo almaya neden olacaktır.

Stresli bir yaşam
Stres vücutta kortizol salgılanmasına, kortizolde kilo artışına neden olmaktadır. Kortizolün özellikle karın bölgesinde yağlanmaya neden olduğu bilinmekte. Stressiz bir yaşam elbette zor ama minimuma indirmekte elimizde.

Light ürünleri sınırsız tüketmek
Light ürünler içeriğindeki yağ veya şeker oranı azaltıldığı için kalori değeri eşdeğer ürünlere göre azaltılmıştır ama malesef kalorisiz olarak da algılanabilmekte.Tüketim miktarınıza bağlı olarak kilo artışını etkileyebilir.

Süt ve süt ürünlerini tüketmemek
Süt ve süt ürünleri hem kan şekerini dengelemekte hem de içeriğindeki kalsiyumdan dolayı yağ yakımını tetiklemektedir. Bu ürünleri tüketmeyenlerde kilo problemi daha fazla yaşanabilmektedir.

Posalı yiyecekler yememek
Posalı yiyeceklerin kolesterol seviyesini dengeleyici ve kalp hastalığına karşı koruyucu etkisinin yanı sıra kan şekerini dengeleyici, barsakları çalıştırıcı, tok tutucu özelliği bulunmaktadır. Günde 25-30g. posa tüketimi kilo kaybını da hızlandıracaktır.

Kısa sürede kilo vermek
Herkes biran önce fazla kilolarından kurtulmak ister ama hızla verilen hızla geri alınabilmektedir. Önemli olan sağlıklı beslenme alışkanlığının edinilmesi.

Diyet süresince hergün tartılmak
Zayıflama diyeti süresince sizi demoralize edebilecek en önemli unsurdur tartılmak. Gün içerisinde bile değişimler görülebilir; ödem artışı, kabızlık total kiloyu etkileyebildiği için tartıya çıktığınızda kendinizi kilo almış olarak görebilirsiniz. Haftada 1 kez mümkünse diyetisyeninizin kontrolünde tartılmalısınız.

Kadıköy Travestileri İçin Sağlıklı Beslenme Önerileri

Sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için beslenme uzmanlarının ortak görüşlerini kadıköy travestileri için derledik.

Sadece spor olmaz
Sadece spor salonuna yazılarak zayıflayamazsınız. Araştırma sonuçlarına göre, sporun zayıflama üzerindeki direk etkisi %3’tür.

Temizlik
Ev işleri ve kişisel temizlik için günlük yakılan kalorinin 350’ye kadar çıkabileceğini unutmayın.

Gülün
Bir saatlik içten atılan kahkahaların, yarım saatlik orta düzeyde yapılan egzersiz kadar kalori yaktırdığını biliyor muydunuz?

Temiz hava
Yapılan bilimsel araştırmalarda, kirli havanın gizli şekere (insülin direnci) yol açabileceği ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda vücut yeterli kalitede oksijen alamadığından ötürü yağ yakımı yavaşlar.

Koyu renk üzüm
İçerdiği resveratrol isimli antioksidanın; istanbul travestileri kilo almayı kolaylaştıran insülin direncinin oluşma riskini azalttığı ve egzersize dayanıklılığı arttırdığı bilinmektedir.

Uyku
Günde 5 saatten az uyumanın size 300 kalorilik fazla yiyecek alımına mal olduğunu biliyor muydunuz? Ayrıca yapılan bir çalışmada, günde 8 saat uyuyanların günde 5 saat uyuyanlara göre %56 oranında daha fazla yağ kaybettikleri belirlenmiştir.

Ananas
İçerdiği bromalin pigmenti sayesinde düzenli tüketildiğinde selülitlerde etkili bir azalmaya yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Bunun dışında ananas ödem söktürücü ve kabızlığı önleyici etkiye sahiptir.

Yağı çıkarmayın
Tamamen yağsız beslenmek, vücutta yağ dokularının yakılmasına engel olur. Sağlıklı yağlar olan; zeytinyağı, fındık yağı ve balık yağı gibi yağlara belirli miktarlarda sofralarınızda yer vermelisiniz.

Biraz çikolata
Kakaonun içerisinde bulunan antioksidanların; kalp hastalıkları riskini azalttığı biliniyor. Şekersiz kakaoları kahvelerinize, milk shakelerinize ekleyebilir, günde 3-4 tablet kadar bitter çikolata tüketerek sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

Süt ürünleri
Kalsiyum mineralinin yetersiz alımının, vücutta yağ depolanmasının tetiklenmesine sebep olduğu biliniyor. Süt ve süt ürünlerini yetersiz tüketen kadıköy travestileri iştahlarını kontrol etmeleri de daha zor. Günlük beslenmenize 2 su bardağı kadar süt veya yoğurt ekleyin.

Kadıköy Travestileri İçin Sağlıklı Kilo Alma Yöntemleri

Zayıflığı tanımlarken travesti vücut yağ oranına bakıyoruz eğer vücut yağ oranı bayanlarda 9-10kg altı, erkeklerde 7-8kg altında ise zayıf olarak adlandırmaktayız. Yağ oranınız bu değerlerde hatta daha da altında ise öncelikle nedenleri tespit edilmelidir;

– Aldığınız kaloriden daha fazlasını harcamak
– Endokrin sistemle ilgili bir rahatsızlığın olması
– Bazı mineral eksiklikleri
– Gaitada parazit olması

Eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa kilo artışı için beslenme alışkanlıklarınızın değişmesi gerekmektedir ve kilo artışı için abur cubur tarzı bol kalorili yiyecekler yemeniz elbette sağlıklı bir yöntem değil. Bu yiyecekler içerisindeki yağ ve şeker oranı oldukça yüksektir ve kilo alayım derken sağlık sorunları da oluşabilir. Ayrıca yağlı besinler tokluk hissinizi de artıracağından iştahınızı baskılayacaktır.

Kilo almanız için aldığınız kalori miktarını artırmalısınız ama sağlıklı besinlerin miktarını artırarak..

– Her öğün tükettiğiniz yiyeceklerin karbonhidrat, protein ve yağ oranları dengeli olmalıdır, her besini yeterli ölçüde yemelisiniz.

– Günde 3 öğün yerine illaki 3 ana, 3 ara öğün tüketin ve yatmadan önceki ara öğününüz önemli.

– Beslenmenize sağlıklı yağları ilave edin özellikle omega-3’den zengin olan balık tüketiminizi artırın eğer tüketemiyorsanız takviye alın.

– Ara öğünlerde meyve ve yanında kuruyemiş tüketin, badem, fındık, ceviz iyi bir seçim.

– Gün içerisinde bir öğününüzde protein tüketmeye özen gösterin; tavuk, hindi, kırmızı et veya kurubaklagiller önemli.

– Kas artışını sağlamak için düzenli egzersiz de yapabilirsiniz örneğin ağırlık kaldırabilirsiniz ama yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzmek size daha çok kilo verdirecektir.

– Yemeklerinizi kızartmak yerine fırınlayın veya tencere yemeği olarak tüketin. Örneğin patates kızartması size sağlıklı kilo aldırmaz haşlayıp tüketerek de bunu sağlayabilirsiniz, sadece porsiyonlarınızın büyük olması önemli.

– Öğünlerde salata yemekten korkmayın, içerisine patates, havuç, avakado, mısır, susam, peynir, kuruyemişler katarak biraz daha kalorisini artırabilirsiniz.

– Yemeklerinizle beraber ekmek tüketiminizi artırın veya eşdeğeri pilav, makarna tüketin.

– Çorbalarınıza et suyu, krema veya süt ilave edebilirsiniz. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

– Su tüketiminiz önemli ama bunu yemeklerle beraber değil yemeklerden yarım saat önce veya sonra yapın.

– Asitli içecekler evet kalori miktarınızı artıracaktır ama asla sağlıklı bir seçim değil, onun yerine süt, meyveli süt, meyve suyu, ayran tüketmenizi öneririm.

– Tükettiğiniz besinlerin kalori miktarı yüksek olmalıdır ama aynı zamanda besin değeri açısından da sizin ihtiyaçlarınıza yeterli olmalıdır.

– Bazı hastalıklar ne kadar yemek yesenizde kilo almanızı engelleyebilir, kronik bir rahatsızlığınız varsa önce bunun tedavisi ve tedavi sürecinde bazı besin desteklerinden faydalanabilinir.

– Unutmayın kilo almak vermekten daha zordur biraz sabırla ve inatla illaki başarabilirsiniz.

Travesti İçin Kışın Formda Kalma Yöntemleri

Kış mevsiminde kilo vermenin ve sağlıklı beslenmenin kolay yollarını açıklıyoruz:

Yumurta tüketin
Haftada 2-3 kere yumurta tüketin, kolesterolü yüksek olanlar için de bu miktar tüketilebilir orandır. Yumurtayı haşlayarak yiyin, az yağlı bir menemen veya omlet yapın. Yeter ki 7 dakikadan fazla haşlamayın veya pişirdiğiniz yumurtayı yakmayın. Yumurta uzun süre tokluk sağlar böylece enerji alımınızı daha kolay dengelemiş olursunuz.

Fındık ve ceviz
Günde 10-15 tane fındık veya 3-4 tane ceviz veya 10 tane kadar keju fındığı yiyin. Fındık ve ceviz, E vitamini ve Omega-3 yönünden zengin kaynaklardır.

Su tüketin
Havaların soğuması su tüketiminizi azaltmasın, suya vücudumuzun her zaman ihtiyacı var. Susuzluk hissi, acıkma hissiyle çok rahat karışabilir. Gereksiz bir zamanda acıktıysanız önce bir bardak su için, açlık hissiniz 10-15 dakika içinde geçmediyse o zaman birşeyler yemeyi düşünürsünüz.

Salataya giren soslara dikkat
İstanbul travestileri salatalarınızda mutlaka birkaç renk salatalık malzemesi olsun. Salatalarınıza giren soslar gizli bir kalori kaynağı olabilir. Az yağlı ama limon-sirke-nar ekşisiyle tatlandırdığınız salataları tercih edin.

Tam buğday veya çavdar
Beyaz veya kepekli ekmek yerine, tam undan yapılmış tam buğday veya tam çavdar ekmeği gibi ekmekleri tüketin. Beyaz ekmeğe göre daha az kalori alırken diğer ekmek ürünlerine göre daha yüksek çinko almış olursunuz.

Süt ve süt ürünleri
Ana ve ara öğünlerinizde süt ve süt ürünlerine yer verin. Yapılan çalışmalar kalsiyumun yağa yapışarak sindirime uğramadan yağın atılmasını sağladığını göstermiştir.

Kalorisi yüksek içeceklerden uzak durun
Kremalı ve aromalı kahveler yerine süt içeriği yüksek filtrekahveleri tercih edin. Meyve suları yerine meyve çaylarını soğuk veya sıcak içmeyi deneyin. Gazlı içecekler yerine ayran-kefir tercih etmeye çalışın.

Çaylar
Bağışıklık sisteminizin için ekinezya, adaçayı, böğürtlen, ıhlamur ve zencefil gibi bitki çaylarını tercih edebilirsiniz.

Suyunu değil meyveyi tercih edin
Meyve suyundan çok meyveyi yemeyi tercih edin. Meyve suyu ile aldığınız vitamin miktarı düşerken, aldığınız kalori miktarı artacaktır.

Meyve-sebze tüketin
Günde 5-7 porsiyon meyve–sebze tüketin. Günde 2 öğünde salata, bir öğünde sebze, iki kere de yaklaşık bir yumruğunuz büyüklüğünde bir meyve yerseniz bu rakamı tutturmuş olursunuz. Bu miktarları tükettiğiniz zaman kabızlık problemi çekme ihtimaliniz azalacağı gibi vitamin-mineral-antioksidan gereksinimlerinizi de karşılamış olursunuz.

travesti

Kadıköy Travesti Diyet Yaparken Bunlara Dikkat Etmeli!

İnce ve formda bir beden her travesti partnerin hayali. Böyle bir bedene sahip olmak için belki de denemediğiniz diyet kalmadı. Peki komşudan, arkadaştan veya internetten öğrendiğiniz diyetler gerçekten sizin için uygun mu? Biliyoruz ki her bünye aynı değil. Bu yüzden bir başkasının kilo verdiği diyetle siz de kilo verirsiniz diye bir şey yok. Hatta güzel bir bedene sahip olacağım derken sağlığınızı kaybetmeniz de söz konusu. İşte diyet yaparken dikkat etmeniz gerekenler…

Bazı diyetler yağ ve protein içerir. Karbonhidratların şişmanlığın sebebi olduğu ve onların tüketilmesinin yanlış olduğu mantığından yola çıkar. Bu tarz diyetlerde şeker ve nişasta yoktur. Yani, makarna, pilav, ekmek, hamur işleri bu diyet listesinde yer almaz. Kişi sınırsız ve yağ tüketir. Bu diyet, kişiye sınırsız yeme imkanı verdiğinden, çok kadıköy travesti tarafından uygulanır. Bu şekilde bir beslenme yanlıştır çünkü günlük almamız gereken karbonhidratlar devre dışı bırakılmıştır.

Karbonhidratlar, günlük almamız gereken kalorinin %55-60’ını oluşturur. Bu tarz bir beslenme, yani aşırı protein ve yağ alımı, trigliseridin ve kanda kolesterol oranının yükselmesine sebep olur.

Damar sertliği, yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarına davetiye çıkarır. Vücutta artan ürik asit yüzünden, gut hastalığına yakalanma ihtimali artar. Böbrek fonksiyonları etkilenir. Sonuç olarak, bu tarz bir diyet sağlıklı değildir.

Uygulamamanız gereken bir başka diyet ise, protein zengini diyetlerdir. Bu diyetler et, tavuk, balık, deniz ürünleri ve yağsız peynir içerir. Buna ilave olarak yağsız salata ve yağsız haşlanmış sebze eklenir. Yağ ve karbonhidrat alımı son derece kısıtlıdır. Ayrıca bu tarz diyetlerde kalori kısıtlaması da bulunur.

Normal şartlarda ihtiyacın altında kalori alındığında kilo vermek sorun olmaz. Ancak bu tarz diyetleri uzun süre uygularsanız, kan yağları yükselecektir. Doktor kontrolü olmadan yapılan bu tarz diyetler, vitamin, mineral eksikliğine ve beslenme bozukluklarına sebep olur.

Önemli olan ne kadar kilo verdiğiniz değil, sağlığınızı koruyarak ve sağlıklı beslenerek kilo vermenizi sağlamaktır. Bu yüzden, kilo sorununuz varsa, mutlaka doktor kontrolünde bir programa başlayın.

İstanbul Travesti Acıktıran Yiyecekler Listesi

Hiç kahvaltıda yediğiniz kocaman kruvasandan sadece yarım saat sonra sanki hiçbir şey yememiş gibi kendinizi aç hissettiğiniz oldu mu? Bunun nedeni beyaz şeker ile un içeren basit karbonhidratların lif içermemesi oluşu ve çok az miktarda vitamine sahip olması. Bu tip besinleri tükettiğiniz an insülinde hızlı bir artışa ve beraberinde şeker kırılmasına neden oluyor. Bu nedenle de kısa bir sürede kendinizi aç hissetmeye başlıyorsunuz.

Hazır Çin yemekleri
Birçok Çin restoranında eve servis yapılan yemeklere MSG ekleniyor. İşlenmiş yemekleri daha lezzetli bir hale getiren bu karışım daha çok acıkmanıza neden oluyor. Eğer dikkat ederseniz, Çin yemeklerini sevenlerin büyük bir kısmı restoran yerine evde yemek yemeyi tercih ediyor.

İşlenmiş mısır gevreği
Fırınlanmış hamur ürünleri gibi mısır gevreği de kahvaltı için uygun bir seçenek değil. Yüksek karbonhidrat içeren bu besinin ne yazık ki enerji vermiyor. Bu nedenle mısır gevreği yerine yulaf tüketmeye özen göstermelisiniz.

Diyet gazlı içecekler
Her ne kadar sıfır kaloriye sahip gazlı içecek tüketmenin daha sağlıklı olduğunu düşünseniz de, yapılan araştırmalar işlenmiş tatlandırıcıların açlığa ve şeker aşermenize neden oluyor.

Kızarmış patates
Yüksek oranda karbonhidrat ve tuz içerdiği için kızarmış patates tükettikçe, daha fazla tüketme isteği ortaya çıkıyor. Patates sebze reyonunda yer almasına rağmen ne yazık ki kızartma ve tuz ile birlikte bir hayli zararlı bir besin haline geliyor.

istanbul travesti

Süt, tereyağı ve peynir
Bilim adamları, istanbul travestileri için yumurta, tereyağı, palmiye yağı ve peynir içerisinde bulunan hurma yağının doyduğunuz zaman size sinyal veren ensülin ve leptin hormonu salgılanmasında azalmaya neden olduğunu dile getiriyor. Özellikle hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda sadece bu besinleri tüketenlerin üç günün sonunda kilo aldığı görülüyor.

Alkol
Birçok travesti iş çıkışı kendini aç hissetmediği için aperitif yiyecekler tüketmek yerine içki içmeyi tercih ediyor ve iki kadeh şarabın sonunda kendisini açlıktan ölürken buluyor. Marie Claire’in haberine göre; yapılan araştırmalar özellikle bira ile kırmızı şarabın aşırı açlık hissi yarattığını gösteriyor.

Aromalı yoğurt
Her ne kadar yoğurt yoğun miktarda kalsiyum içerdiği için sağlıklı besinler arasında yer alsa da şeker ve şurup ile aromalandırıldığı zaman kilo alımına ve açlık hissine neden oluyor. Bu nedenle meyveli yoğurt almadan içeriğine dikkatli bir şekilde bakmalı ya da sade bir yoğurt tercih ederek istediğiniz ek içerikleri kendiniz katmalısınız.

Kadıköy Travestileri İçin Ameliyatsız Burun Estetiği

Yüze ifadesini veren ve ilk bakışta en çok göze çarpan organ olan burnun görüntüsünü ameliyatsız estetik yöntemleri ile değiştirmek, hem de bunu öğle arası kadar kısa bir sürede gerçekleştirmek artık mümkün. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Op. Dr. Ulvi Güner, ameliyatsız burun estetiği yöntemlerini anlattı.

Güner, güzel bir burna ve profil görüntüsüne sahip olmanın herkesin hayallerini süslediğini belirterek, “Burnunun estetik görünümünden rahatsız olan, yüzünün diğer hatlarına uyumsuz olduğunu düşünen, kaza veya geçirilen operasyon sonrası burnunda oluşan estetik bozukluğunu düzelttirmek isteyen kişiler için akla ilk gelen yöntem ameliyatla burun estetiği uygulaması yaptırmaktır. Ancak ameliyattan korkan, ameliyata ayıracak vakti olmayan, elde edeceği sonuçla ilgili endişeleri olan, maliyet yüzünden zorlanan ve burnunun görünümünü değiştirmek isteyen herkes artık kalıcı askılama (Endolift), botoks ve dolgu uygulamaları sayesinde bıçak altına yatmadan da burnuna güzel, estetik ve doğal bir görünüm sağlayabiliyor. Bu uygulamaların en güzel yanı ise sosyal yaşantıdan uzaklaşmadan, günlük akış içerisinde rahatlıkla gerçekleştirilebilmeleri” dedi.

İstenilirse 1 dakikada burun eski haline döndürülebilir
Kalıcı askılama yönteminin hastalara rahatlama sağlayan bir diğer avantajı ise istenildiği takdirde bir dakikalık bir girişimle materyallerin alınıp, burnun eski şekline döndürülmesinin mümkün olması. Kalıcı askılama yöntemi esnasında dileyen kadıköy travestileri burunlarının iç kısmından küçük bir kesiyle girilerek törpüleme işlemi de uygulanabiliyor ve burnun üst kısmındaki rahatsızlık veren fazlalığın bir kısmı alınabiliyor.

Gülme esnasında burun ucunda düşme sorunu yaşayan travesti, burun kanatları ve dolaylı olarak burun üstü kemeri fazla gözüken kişilerde ise 5 dakikada gerçekleştirilen botoks uygulamasıyla güzel sonuçlar alınabiliyor. Botoks burundaki düşme ve genişlemeyi engellediği için burun ucunda daralma ve kalkma sağlıyor. Etkisi 4- 6 ay süren uygulama sonrası kişiler sosyal hayatlarına sorunsuzca devam edebiliyorlar.

kadıköy travesti

30 dakikada estetik bir burun
Kalıcı askılama yöntemi ile burun ucunda daralma, burun kanatlarında daralma, burun ucunun kaldırılması gibi estetik düzenlemeler isteyen hastalara etkili sonuçlar sağlanabiliyor. Kıkırdak ve kemik yapısında değişiklik yapmadan, lokal anestezi altında, 30-40 dakikalık bir sürede uygulanan işlemin en beğenilen sonuçlardan birisi de burnun küçülmesini sağlaması.

Yöntemde özel askılama ipleri, kesi yapılmadan cilt altına yerleştiriliyor. Müdahale sonrası burunda 2-3 günde geçecek bir şişlik oluşuyor, bu şişliğin daha çabuk iyileşmesi için de burnun üstüne bir bant yapıştırılıyor. Kullanılan materyaller çok yumuşak olduğu için cilt altında hissedilmiyor. Burun içerisinde bir çalışma yapılmadığı için de tampon koyulmuyor ve kişinin nefes alma problemi olmuyor. 3 gün sonra bant çıkarılıyor, iğnelerin giriş bölgelerinde oluşan kabuklanmalar ortadan kalkıyor ve kişi sosyal yaşamına tamamen dönebiliyor.

Hafif kemerli burunlar için dolgu ideal çözüm
Bir diğer yöntem olan dolgu uygulaması ile burundaki boşluklar doldurulabiliyor ve hafif kemerli burunların kemerinin daha az gözükmesi sağlanıyor. Daha önce operasyon geçirmiş ama problemi olan, yeni bir operasyona vakit ayıramayan ya da operasyondan çekinen ve özel günler öncesi iyileşme dönemi yaşamadan burnunda hafif değişiklikler isteyen kişilerin dolgu uygulamasıyla çok iyi sonuçlar almaları mümkün. Uygulama buruna uyuşturucu bir krem sürülmesini takiben 10 dakikada gerçekleştiriliyor. Etkisi 6-12 ay arasında devam eden uygulama sonrası kişiler sosyal hayatlarına sorunsuzca devam edebiliyorlar.

Eğer burnun şekli uygunsa ameliyatsız yöntemlerle güzel ve estetik bir burna sahip olunabilir, ancak klasik burun estetiği ameliyatından alınacak sonuçla, uygulanan bu yöntemlerin sonuçlarının farklılık gösterdiğinin unutulmaması gerekiyor.

Kadıköy Travestileri Su İçerek Zayıflayın

Yeterli yağış olmaması nedeniyle tarım alanları başta olmak üzere tüm yaşamı tehdit eden susuzluk, yanıbaşındaki sürahide öylece durduğu halde yeterince su içmeyen insanlarda geri dönülmez hasarlara yol açtığını ifade etti. Şenbursa günde ortalama 8 bardak su içmemiz gerekirken vücudumuzun 10 bardak su kaybettiğini söyleyerek, “İnsan vücudunda beyninin yüzde 75’i, kanının yüzde 92’si, kaslarının yüzde 75’i, kemiklerinin yüzde 22’si sudan oluşuyor” dedi.

Susuzluğun neden olduğu hastalıklar
Şenbursa insanın vücudu yeterince su almadığı zaman yol açtığı rahatsızlıkları şöyle sıraladı:

Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt problemi için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık oluşur.

Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır. Su ve alkali (kalsiyum ve magnezyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine yol açar.

Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, bu da böbrek ve mesanede inflamasyon, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.

Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar.

Su vücudunuzdaki en önemli enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar.

Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek için hava yollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor.

Vücut normalde tam olarak su ihtiyacını karşıladığında kanın %92’si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.

Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur.

Vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz.

Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.

Su içerek zayıflayın
Şenbursa, susandığı zaman vücudun dehidrate olduğunu vurgulayarak, “Yemek öncesi içilen su porsiyonlarınız küçülmesine ve dolayısıyla daha kolay kilo kaybetmenize yardımcı olur. Araştırmalar göstermiştir ki eğer yıl boyunca su tüketiminizi günlük 1,5 litre olursa, fazladan 17 bin 400 kalori yakarsınız bu da yaklaşık olarak 2 buçuk kiloya denk gelir. Sadece su içmeniz gerekir, diğer tükettiğiniz sıvıların bir kalorisi ve şeker içeriği vardır. Sadece suyun kalorisi ‘0’dır. Soğuk su içmek metabolizmanızı hızlandırır ve kalori yakar. Hızlanan metabolizmanın etkileri ilk 10 dakikada başlar ve 30-40 dakika sonra maksimuma ulaşır” diye konuştu.

kadıköy travesti

Kadıköy Travesti Diyetisyene Gitmeden Diyet Yapmamalı!

Diyete başlayınca, dış görünüşünüzle ilgili hemen sonuç almak istersiniz. Kısa yoldan bir an önce başarıya ulaşabilme düşüncesi aklınızı kurcalar. En akıllıca davranış bir diyetisyen kontrolünden geçmek olsa da, belki de en son akla gelen fikir budur. Bu süreçte zayıflama ilaçları ve zayıflama mucizeleri üreten tüccarlara denk gelirsiniz. Belki de ikna bile olarak, tedavi almaya başlarsınız. Sonuç olarak kilo verirsiniz; ancak bunun yanında şok hastalıklar da sizi bekler.

Bu süreç genellikle geçirilen ilk haftada azalarak, ilerleyen aylarda yerini ”Neden daha önce bu prensibi hayata geçirmedim, neden daha önce tanışmamışız” gibi söylemlere bırakır ve zayıflamak isteyen istanbul travestileri bir bakıma kendilerine sitem ederler.

Diyet yapmanın aç kalmak olduğunu düşünen kişilerin, diyetisyenlerle tanışması geç olur. Son çare olarak doktora başvuran bu kişiler, diyet sürecini ”Ben önceden bu kadar yemek yemiyordum, hem aç kalmıyorum hem de zayıflıyorum” şeklinde ifade ederler. Çareyi diyetisyene gitmekle bulan kadıköy travestileri varken, siz neden hala kendinizi yanlış diyetlerle ve yanlış yöntemlerle umutsuzluğa itiyorsunuz…

İştahınızı Kontrol Altında Tutun!

Obezite ile ilgili çalışmalar yapan Dr.Fevzi Özgönül iştah ve kontrolü hakkında yaptığı değerlendiri anlattı.

Tatlı besleyici bir yiyecek değildir
Dr. Özgönül tatlıdan alınan enerjiyi ise şu şekilde anlattı: “Tatlı yiyerek enerji aldığını düşünmek, yıldırımı elektrik enerjisi olarak kullanmayı düşünmek gibidir. İkisi de enerjilidir ama ikisi de sizi yakar. Arada bir tatlı yemek, yıldırımlı bir gökyüzünü seyretmek gibi mutluluk verir ama her gün yıldırımlı hava ne kadar mutluluk verebilir ki?

Tatlı besleyici bir yiyecek değildir. Ekmek ve hamur işi gıdalar da sadece doyurur. Yemek yemek besler. Demek ki o zaman yemek yemeliyiz. İnşaat yaparken kum ve çimentoya birlikte ihtiyacımız olduğu gibi vücudun kendisini yapılandırması için karbonhidrat ve proteini beraber yememiz gerekir. Karbonhidrat ve proteini ayrı ayrı yersek vücut ikisini de kullanamaz ve yapılanamaz. Kilo verebiliriz ama zarar görürüz.”

Kalori hesabına hiç girmeyin
Sağlıklı vücut ile obez vücut farklı çalıştığını söyleyen Özgönül son olarak şu bilgileri ekledi: “Sonuçta obezitede 2×2=4 olmadığı için evdeki hesap kiloya uymaz. Kafanızı hiç kimsenin karıştırmasına müsaade etmeyin.Tek yapmanız gereken acıkınca doyana kadar yemek yemek ve bunu gündüz yapmak, ekmek yerine fındık, ceviz yemektir. Yemek yerken yediklerinizin bir kısmında posalı olan besinleri de tercih etmeniz de de fayda var. Posa sindirim sürecini yavaşlatır bu durumda daha iyi sindirim sağlanır.

Sonuç olarak yedikleriniz daha iyi sindirildiği için daha yüksek enerji gelir ve böylece iştahınız azalır. İştahınızı azaltırsanız bu da sindirimin yavaşlatılması, kan şekeri seviyenizin çok hızlı çıkıp düşmesinin azalması anlamına gelir. Bir de sağlıklı beslenmek için yemekleri, yemek için acele etmeyin. Yavaş yavaş yiyin ve iyi çiğneyin ki sindirim sisteminiz daha rahat çalışsın ve yediklerinizin içerisindeki enerjiyi tam olarak sindirsin, sizden tekrar istemesin, siz de doyduğunuzun farkına varın. Unutmayın, ihtiyacı karşılanan beden açlık hissetmez.”

Sağlıklı kahvaltı nasıl olmalıdır?
“Saat 07:00 – 08:30 arası yapılan bir kahvaltıdır. Zayıflatan kahvaltıda yediklerimizin vücudumuzu yapılandırabilecek besinler olması gereklidir. Yaş,cinsiyet gözetmeksizin hepimiz için besinler büyük önem taşımaktadır. Besinler,sağlığımız için gerekli olduğu kadar vücudumuzun yapılanmasında da önemli rol oynar.Diyet ile ilgili her şeyi unutun sadece kendinizi beslemeyi düşünün. Doğada sadece beslenmeyi düşünüp o mantıkla yaşayan tüm canlılar ideal bedende ve sağlıklıdır.

Çok acıkıyor diye travesti iştahını kesmekle çok benzin harcıyor diye arabanın benzin göstergesindeki ışığı kapatmak aynı şey olarak değerlendiren Özgönül iştahı şöyle tanımladı: “İştahı kısaca kişinin yemek yeme arzusu olarak tanımlayabiliriz. İştahsız olmak kadar iştahı fazla olmakta sağlıksızdır. İştahı kesecek tek şey yemek yemektir. Bir hap veya iğne değil. Ne kadar kaliteli ve kalorili yersek o kadar az acıkırız.”

Kadıköy Travestileri İle Mucize Diyet

Karbonhidratlarla proteinler yiyeceğin içinde zaten ayrılamazken yemek olarak ayrılması düşünülebilir mi?

Dilerseniz önce besin öğelerini tanıyalım…

Karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller ve su, doğada bulunan besin öğeleridir. Makro besin öğeleri dediğimiz ve enerji veren 3 temel besin öğesi ise karbonhidrat, protein ve yağdır. Bu besin öğelerini farklı türde ve miktarda içeren yiyecekler bulunur. Bunları birbirinden ayırmak mümkün değil diyorum çünkü süt veya yoğurt tükettiğinizde aynı anda protein ve karbonhidrat alırsınız.

İstanbul travestileri tahıl grubu yediğinizde; karbonhidratla birlikte bitkisel protein alırsınız. Yani doğada zaten bunlar birleşik olarak yer alır. Bizim ayırmamız mümkün değildir. Proteinlere gelecek olursak vücudun büyüme ve gelişmesinde, dokuların tamirinde ve birçok hücrenin görevini yerine getirmesinde proteinlerin önemli rolü vardır diyebiliriz. Vücudun karbonhidrat ve yağlardan protein sentezlemesi mümkün olmadığından proteinlerin besinlerle dışarıdan alınması zorunludur. Bütün hayvansal ve bitkisel besinler protein içerir, ancak miktar ve kalite bakımından birbirinden farklı proteinler olduğunun da altını çizmek gerekir.

Protein, et, tavuk, balık, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı gıdalarda olabildiği gibi kuru baklagiller, ekmek, bulgur gibi bitkisel kaynaklı gıdalarda da vardır. Bitkilerden sağlanan proteinde bazı elzem amino asitlerin az bulunması ve sindirilme oranlarının düşüklüğü bu proteinlerin vücutta kullanılma oranlarını düşürür.

Vücutta enerji kaynağı olarak da kullanılan proteinin 1 gramı, 4 kalori verir. Günlük alınan enerjinin yüzde 12-15’i proteinlerden karşılanmalıdır. Kilogram başına günlük 0,8-1 gram protein alımı ise gereksinimi karşılamaya yeterlidir.

Fazla protein tüketilirse ne olur?

Proteini yüksek besinleri fazla tüketmek veya fazla protein almak, kemik erimesine, kanda ürik asit seviyesinin artmasına, sonunda da gut adı verilen eklemlerde şişlik ve ağrıyla kendine gösteren hastalığa neden olabilir. Ayrıca yüksek proteinli bir diyette fazla posa alınmadığı için kabızlığa neden olabilir. Et, yumurta ve kuru baklagil (kuru fasulye, mercimek, nohut vb.) türü gıdaları tüketirken de dikkat edilmelidir.

İşte bazı diyetler ve bunların vücudunuza olan etkileri…

Pritikin diyeti: Az yağlı ve yüksek posalı bir diyettir. Karbonhidrat ve bitkisel protein içeriği yüksektir. Kalsiyum ve B12 vitamin yetersizliğine neden olur. Hayvansal besinler yer almamıştır.

Beverly Hills diyeti: Bu diyette sadece meyveler yer alır. Karbonhidrat içeriği yüksek, protein ve yağ içeriği düşüktür. Bazı kan değerlerinin bozulmasına, özellikle kan yağlarının yükselmesine sebep olabilir. Diyabetik kişilerde kan şekerinin yükselmesine yol açabilir.

Yüksek protein diyeti: Et ürünlerinin sınırsızca tüketilip ekmek, meyve, tahıllar gibi karbonhidrat kaynaklarının yenmemesi esasına dayanır. Karbonhidratların kesilmesi kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayabilir ancak kısa sürede verilen kiloların yağ kaybı sayılmayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca et ürünlerinin aşırı tüketilmesi sonucu kolesterol yükselir, böbreklere aşırı yük biner. Tahılların kesilmesine bağlı olarak da bazı vitaminlerde eksiklik olabilir.

Lahana çorbası diyeti: Bol miktarda lahananın çorba haline getirilip gün boyu tüketilmesi esasına dayanır veya lahana suyu kullanılır. Çok posalı bir sebze olan lahana, bol miktarda tüketildiğinde kısa süreliğine tokluk hissini yaratır ve bağırsak çalışmasını da artırdığı için kişi kendisini kilo vermiş hisseder. Halbuki vücutta sadece su kaybına neden olur. Ayrıca kişi dengesiz ve yetersiz beslendiği için bazı hastalıklara zemin hazırlar.

Düşük enerjili diyetler: Bu tip diyetlere ketojenik diyetler adı verilir. Karbonhidrat miktarı çok kısıtlanmıştır. Protein ve yağ miktarı ise yüksektir. Karbonhidrat miktarı aşırı kısıtlandığında kanda keton cisimciklerinin artmasına yani ketozise neden olurlar. Keton cisimciklerinin artması durumunda da hastalık tablosu ortaya çıkar. Genellikle 200-800 kalori arasında enerji içerirler. Vücudun sıvı ve elektrolit dengesi bozulur, kemik erime riski artabilir, kanda ürik asit, yağ ve kolesterol yükselebilir. Ayrıca baş ağrısı, sinirlilik, konsantrasyon eksikliğine, yorgunluk, kusma, ishal ile vücudun tüm dengesini bozabilirler.

travesti

Light Ürünleri Gereğinden Fazla Tüketmeyin!

Doğru beslenme bireysel özelliklere göre değişir. Benim hayatım çok düzensiz diyen biri için aslında sizin bu düzensizlik size ait düzenin taa kendisi derim hep. Çünkü sosyal hayatınız, çalışma düzeniniz, aktivitenizin olamaması, bireysel besin tercihleriniz sizin sağlıklı beslenmenizi engelleyecek durumlar değildir. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye karar verdiğinizde fark edeceğiniz en önemli gerçek her duruma göre günlük beslenmemizi dengeleyebileceğimizdir.

Dikkat!
Kadıköy travestileri bir besinin düşük kalorili olarak belirlenebilmesi için gramı başına kalori miktarının 0.4 kalori ve altında olması veya toplam enerjisinin %25 azaltılmış olmalıdır. Kalorisi azaltılmış besinlerin normal ürüne göre kalorisinin üçte birinin azaltılması gerekir. Bu besinlerin içeriğindeki şeker ve yağ azaltılarak posa içeriği artırılır. Bu şekilde hacim kazandırılırken kalori miktarı azaltılır.

Bu arada böyle bir besini oluşturmaya çalışırken iyi bir hesaplama yapmalısınız. Çünkü düşük kalorili bir besin oluşturmaya çalışırken daha yüksek kalorili bir besin oluşturabilirsiniz. Nasıl mı?

Bir hesaplama yapalım. Evde kalorisini azaltmadan yaptığınız kurabiyelerden bahsedelim. Her bir kurabiye yaklaşık 30 gr. Olsun. Şimdi bu kurabiyenin 20 gr mı undan 5 gr mı yağdan, 5 gr mı da şekerden gelsin. Şimdi siz kurabiyenin kalorisini azaltacaksınız ya. Aynı ağırlığa sahip bir kurabiye elde edebilmek için şekeri çıkardınız ve yapay tatlandırıcı koydunuz. Yağında 3 gr mını çıkardınız. Kurabiye kaldı 22 gr. 30 gr olması için doğal olarak 8 gr daha fazla un veya ağırlığın artmasını sağlayacak bir besin eklemelisiniz. Bu da o kurabiyenin kalorisini aslında hiç düşürmediniz anlamına gelir.

Şimdi light ürünlerle ilgili bazı tanımların anlamlarına bakalım
Şeker tadı veren bir ürünün etiketinde şekersiz yazıyorsa bu sofra şekeri içermediğini başka bir şeker türevi ile tatlandırıldığını belirtir ve ürün etiketinde içindeki şekerin adı yazar. Bu tanımı belirtip yapay tatlandırıcılarla ilgili bilgi vermek istiyorum ki etiketin ne demek istediğini daha kolay anlayabilelim.

Besin değeri olan, enerji iceren tatlandırıcılar: Sukroz, glikoz, fruktoz, misir surubu, maltoz , maltodekstrin, dekstroz, bal, seker alkolleri (sorbitol, mannitol, ksilitol, maltitol, eritritol, laktitol, isomalt), diger seker alkollerinden hidrojene edilmis nisasta hidrolizati.

Besin değeri olmayan, enerji icermeyen tatlandırıcılar: Sakkarin, aspartam, asesulfam potasyum (asesulfam-K) , sIklamat, alitam, sukraloz.

Fruktozun (meyve şekeri), ayni oranda enerji içeren sükroz ve nisastaya göre kan glikozunu daha az yükseltmesi nedeni ile diyabetikler tarafından tatlandırıcı olarak ve tatlı isteğini gidermek için kullanılabilir. Fruktoz kullanımını daha iyi kontrol altına alabilmek için yenilen meyvenin yanında kompleks karbonhidrat içeren kepekli bir galeta veya ½ paket diyet bisküvi alınması kan şekerinin daha yavaş yükselmesini ve 2 -2,5 saat hipoglisemi yaşanmasını engeller.

Sakarin, aspartam, asesulfam-K ve sukraloz gibi besin degeri olmayan tatlandiricilar FDA (Amerikan Ilac ve Gida Dairesi) tarafından kullanılması uygun bulunan tatlandırıcılardır. Günlük olarak belirlenen güvenli alım miktarını aşmamak üzere tüketilmelerinde bir sorun yoktur.

Aspartam, sakarin ve assulfam K gibi besin degeri olmayan tatlandiricilar, yiyeceklerin ve iceceklerin tatlandirilmasinda, yeterli ve dengeli beslenme kapsamında belirli ölçülerde kullanılmaktadır. Ancak tatlandırıcıların kullanılması çocuklar ve gebelerde uygun değildir. Ayrıca aspartam içeren tatlandırıcılar da, fenilketonürili hastalar tarafından tüketilmemelidir.

Bir de normal şekerden bir bağ koparılarak üretilen splenda ve stevya bitkisinden üretilen stevya da kalorisiz şekerlerdir. Günlük tüketimde kullanımında herhangi bir sakınca yoktur.

Tatlandırıcıların gereksiz kullanımlarını önlemek ve kullanılması gereken kişiye özel miktarları belirlemek için mutlaka bir diyetisyene danışılmalıdır.

Sık kullanılan tatlandırıcıların günlük olarak maksimum kullanım miktarları (kabul edilebilir günlük alımları)

Tadlandırıcı Türü

Maksimum Doz (mg / kg / gun)

Sakarin

2,5

Aspartam

40

Asesulfam-K

15

Siklamat

11

Tadlandırıcının Adı

Her 1 kg vücut agirligi icin tüketilebilecek tablet sayısı

Sanpa, Nutra-Tat, Aspartil (yalnızca aspartam içerenler)

2 tablet/kg

Canderel ve Diyet Tat (yalnızca aspartam içerenler)

2.22 tablet/kg

Sakarin 20 (yalnızca sakarin)

0.125 tablet/kg

Dulcaryl doz (sakarin ve siklamat içeren)

0.352 tablet/kg

Tadalin (sakarin ve siklamat içeren)

0.275 tablet/kg

Ürün etiketinde Tuz oranları azaltılmış yazıyorsa Sodyumsuz (porsiyon başına 5 mg ve altı sodyum içeriği), Sodyumu Azaltılmış (porsiyon başına 35 mg ve altı sodyum içeriği), Düşük Sodyumlu (porsiyon başına 140 mg ve altı sodyum içeriği) olarak algılanmalıdır.

0 yağlı ürün dendiğinde ürünün içinde %’5in altında yağ olduğunu belirtir. Düşük yağlı ürünlerde ise %25İn altında yağ miktarı bulunur.
Ürünün üzerindeki Kolesterolü Azaltılmış bilgisi porsiyonu başına 70 mg dan az kolesterol içeriyor, Kolesterolsüz yazıyorsa porsiyonda 4 mg ve altı kolesterol içeriği var demektir.

Diyabetik ürünler:

Yapılan en büyük hatalardan birisi de diabetik ürünlerle, diyet ürünlerin birbirine karıştırılmasıdır. Bir ürünün diabetik olması kalorisinin düşük olması anlamına gelmez. Bu ibare sadece diabetik bireylerin kan şekeri üzerine olumsuz etkisi olmadığını belirtir.

Üzerinde light yazdığını gördüğünüz bir ürünün her zaman düşük kalorili olduğunu ve daha fazla miktarda tüketebileceğinizi düşünmemelisiniz. Mesela meyveli light yoğurtlar, diyet bisküviler, kahvaltılık gevrekler fazla tüketildiğinde kilo vermenizi engelleyebileceği gibi kilo aldırabilir.

Aynı şekilde mısır gevrekleri 2 yemek kaşığı bir dilim ekmek kadar enerji içerir ve fazla tüketirseniz elbette kilo vermenizi engeller.

Gündelik hayatta fazlasıyla bilinen ve tercih edilen önemli bir grupta light süt ve yoğurtlardır. Bu besinlerin light olarak değerlendirilmesinin sebebi içindeki yağ miktarının azaltılması ve bu yağ oranına göre değerlendirilmesidir. Diğer besin bileşenleri ile ilgili bir azalma olmadan sadece yağı azaltılarak üretilen süt ve yoğurt özellikle, kan yağları yüksek, hipertansiyonu olan, diabetik ve kilo problemi olan bireyler için uygundur. Ancak yine bu süt yağsız diyip fazla miktarda tüketmek alacağınız kalori miktarını artıracağından kullanım amacınıza hitap etmez.

 

« Older Entries